>

Finansal

Finans Hakkında Herşey.

"Ekonomi Haberleri" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

Emekli Maaşları 2011

Başbakan Recep Tayyip ERdoğan Emekli maaş zamlarını açıkladı. Emekli maaşları en az 60 lira olmak üzere %4 arttırıldı ayrıntılar aşağıda

En düşük emekli maaşına 90 lira zam yapılacak

En düşük bağ kur emeklisine 80 lira zam yapılacak

Başbakan Erdoğan’ın Konuşması

Görüldüğü gibi 8 yılda emeklilerimizin aylıklarını yüksek oranda artırdık. Toplam enflasyonun üzerinde artışlar verdik.

Şimdi geliyorum 2011 yılındaki zam artışlarına. Önümüzdeki yıl 1 Ocak’tan itibaren, 2010’da olduğu gibi düşük aylık alanlara daha yüksek oranda artış için Ocak ayında en düşük aylıklara, en az 60 TL olmak üzere, artı yüzde 4 oranında artış yapıyoruz.

İlk altı ayda enflasyona bakılmadan, enflasyon düşük oranda çıksa dahi yüzde 4 oranındaki artış geçerlidir.

2011 yılının tamamında emekli aylıklarını yüzde 21 ila yüzde 4 oranında artırıyoruz.

Rakamsal olark söylersek, en düşük emekli aylıklarına yıllık 80 ila 91 lira arasında artış sağlıyoruz. En düşük aylık alan Bağkur tarım emeklimizin aylığı ocak ayında 371 liradan 434 liraya, temmuz ayında ise 451 liraya çıkıyor. Yani 80 lira, bir başka deyişle yıllık yüzde 21 artış yapmış oluyoruz.

SSK tarım emeklimizin en düşük aylığı 492 liradan, ocak ayında 555 liraya, temmuz ayı artışıyla birlikte 577 liraya ulaşıyor. Yıllık 85 lira artıyor.

Bağkur esnaf emeklisi aylığı Ocak ayında 511 liradan, 574 liraya, temmuz ayından itibaren 597 liraya ulaşıyor.

Emekli vatandaşımızın gözü kulağı bu salonda. 2011 yılında emekli maaşlarında yapacağımız artık miktarını açıklamadan önce kısa olarak emekli vatandaşlarımızın maaşlarıyla ilgili yaptığı düzenlemeyi hatırlatmak istiyorum.

8 yıl boyunca sadece maaşları enflasyon üzerinde artırmakla kalmadık. Onların her alanda çok daha iyi hizmetleri alabilmek için bir çok düzenlemeyi harekete geçirdik.s ağlıkta getirdiğimiz dğeişim emeklilere de büyük kolaylıklar sağladı. Hastanelerin birleştirilmesi, ilaca ulaşımda kolaylaştırılması, maaş ödemelerinde kolaylık sağladık.

Fakat ne yaparlarsa yapsınlar işte alınan neticeler halkımızın bunu yutmadığı noktasındadır. Hastanelere gittiğimiz zaman ben zaten vatandaşımın yaklaşımını görüyorum. Geçen gün İstanbul’da çok lüks bir hastaneye hasta ziyaretine gittim. Gitmişken başka bir hastaya da gittim. Bingöllü bir hastaydı. Bir emekli, bir işçi emeklisi. Varlığı itibariyle imkansızlıklar içerisinde, 300 lira kira ödeyen, eşi de var engelli. Fakat suit bir odada ameliyata hazırlanıyor. Başhekime sordum. Dürüst olarak konuşacağız. Bu hastamızdan herhangi bir para alacak mısın almayacak mısın? Tabi bana yeminle bir kuruş para burada alınmaz dediler. Tabi biz hastaya telefonlarımızı verdik. Bak para alınırsa bildireceksin.

Bizim ülkemizde bu tabloları hiç yaşadık mı? Bakın bu farklı bir olay ayrı. Ama bizim artık devlet hastanelerimizin de kaliteleri artıyor. Hakkari’nin Yüksekova’sında lüks hastanenin açılışını yaptım. Oralarda bu hastanelerde yoktu. Ama bunları bile hazmedemeyen bir siyasi anlayış var. Yani halk buralara gelmesin diye, vatandaşı tehdit eden bir anlayış var. Bunu neyle izah edeceğiz? Hani barış gönüllüsüyüz, hani insanlara tehdit yağdırmayacağız? Durum bu değil.

Emekli aylıkları bizim dönemimizde, 2002 yılına göre enflasyonun çok çok üzerinde artışlar kaydetmiş, ücretler enflasyona ezdirilmemiştir. 2002’de SSK ve BAĞKUR emeklilerimizin aylıklarına 75 ve 100 lira artış yaptık.

2010 içinde enflasyon hedefi yüzde 8 olmasına rağmen, biz emekli maaşlarına yüzde 14 ile 25 arasında zam yaptık.

Bu rakamlar özellikle önemli. 2002’den bugüne en düşük bağkur emekli aylığına yüzde 493, reel artık yüzde 184 artık yaptık.

SSK tarım emeklimizin aylığı yüzde 185 arttı reel olarak yüzde 36. SSK işçi emeklimizin aylığı da yüzde 174 oranında yani reel olarak yüzde 31 artış kaydetti. Bunlar en düşük aylıklara yapılan zamlardır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ak Parti Grup toplantısındaki konuşmasından diğer satır başları şöyle;

Aydın’ın Çin’e ilçesinde, çine çayı üzerinde 1.6 milyar liralık bir harcamayla tamamladığımız barajın açılışını gerçekleştirdik. Bununla birlikte çeşitli illerdeki 4 adet barajın, üç adet sulama tesisinin açılışını gerçekleştirdik. Yani toplamda 10 adet eseri milletimizin hizmetine sunduk.

Bu baraj kendi sınıfında dünyada beşinci, avrupa’da birinci olma vasfını taşıyor. Hem bölgeye hemde Türkiye geneline hizmet verecek bu barajı tamamlayarak, tam 141 yıl önce hayal edilmiş olan bir gerçeği biz uygulamaya sokmuş bulunuyoruz.

Yani 1869 yılında, dönemin padişahı sultan abdulaziz’e buraya bir bent yapılması talebini iletiyorlar. Ancak ciddi mesafe alınamıyor, hep erteleniyor. Ama barajın yapımına 1995’te başlandı. 2003’e kadar bazı yolların inşası gerçekleştirildi. Ama bitirilemedi. O ödeneklerle devam etseydik 81 yılda bitecekti. Biz ödenekleri artırdık, çalışmaları hızlandırdık. Barajı tamamladık.

Adnan Menderes Yassıada’da yakınlarına bir hasretini dile getirmiş ve şunları söylemişti. “Hayırlısıyla şuradan bir kurtulayım. Memlekete döneceğim. Çine çayının kenarına oturacağım. Ağaçların bana getireceği şahadetle yetineceğim” demişti. Merhum Menderes’in bu arzusu bu özlemi gerçekleşmedi. Merhum Menderes, Çine çayının kenarına, çiftliğine dönemedi. Menderes özlemini duyduğu hayata kavuşamadı ama eserleriyle hizmetleriyle bu ülkenin gönlünle kendisine eşsiz bir yer edindi.

Önceki gün merhum Adnan Menderes’in hatırasını yaşatmak adına, o muhteşem eserin ismini de Çine Adnan Menderes barajı olarak belirledik.

Tabi pazar günü açılış alanına giderken, çok anlamlı tablolar yaşadık. Orada adeta bir miting alanı düzenlemesi yapılmış. Tabi araçların oraya gidişi dönüşü zor olacağı için yaklaşık 7-8 km uzaklıkta bir park yeri mevcuttu. Fakat oradan oraya gidiş, hafifte rampa olan bir yapı coğrafya söz konusuydu. Vatandaşlarımız kimisi ellerinde bayraklarla, kimisi sırtında çıkınıyla beraber oraya doğru gidiyordu. Bu tabloda bize adeta Domaniç’ten çıkışı hatırlattı.

Bu millet kendisine hizmet edeni unutmuyor. Bu millet gerçekten ahde vefaya inanmış ve ali cenap bir millet. Biz 8 yıl boyunca kazandırdıklarımızı artık öyle bir kalemde anlatamıyoruz. Yapılanları bir konuşmaya sığdıramıyoruz. Kazandırdıklarımız çok uzun bir liste haline geldi. Ekonomideki dış politikaya sağlıktan adalete emniyetten enerji yatırımlarına tarıma ulaştırmaya kadar her alanda ve ülkenin her karşısında bizim hizmetlerimiz, her karışında bunu görüyorsunuz var. Türkiye bir şantiye.

Halk oylaması öncesinde 39 ilde miting yaptım. İllerde ilçelerde yaptık ve Ağustos ayının en sıcak günlerine ve ramazan’a denk geldi bu çalışmalar. Gittiğimiz her ilde büyük bir sevgi seliyle karşılaştık. On binlerce vatandaşımızla İstanbul’un 25 ilçesinde 25 miting yaptık tam üç günde. Millet kararı verdiği zaman onu değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.

14 Ağustos 2001’de Ak Parti’nin kuruluşunun hemen ardından, nasıl muhabbetle kucaklandıysak, bugün de aynı muhabbetle kucaklanıyoruz. Sevginin, coşkunun, heyecanın azalmadığını daha da arttığını görüyoruz. Bize bu gururu yaşatan, bizi milletimize hizmetkar eyleyen Allah’a şükrediyor, milletimize de desteğinden sevdasından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.

Biz milletimize hayal kırıklığı yaşatmadık. Muhabbetin körelmesine, çocukların gözlerindeki umut ışığının sönmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu millet aynı zamanda engin bir ferasetin de sahibidir. Kimin mücadele verdiğini, kimin de yapılanı bozmak için çalıştığını çok iyi görüyor, anlıyor, ayırt ediyor. İşte onun için milletin hakimiyeti, egemenliği, en önemlisi de milletin hakemliği diyoruz. Milletimiz referandumda demokrasinin bütün kurumlarına gerekli mesajı vermiştir.

Şimdi dikkat ediniz. Bir anayasa değişikliği taslağını biz TBMM Genel kuruluna getirdik. Milletin vekillerinden bir kısmı bu değişikliğe sıcak bakmadı, karşısında durdu, hayır dedi ve arkadaşlarını, oy kabinine dahi göndermediler. Çünkü güvenmediler. Kendi arkadaşlarına güvenmediler. Olur ki vicdanlarının sesini dinler belki evet der diye korktular. Fakat orada arkadaşlarını hayır demek için oy kabinine göndermeyenler, daha sonra meydanlarda muhakkak sandığa gidin hayır deyin dediler. Bu çelişkilerinin içerisinde işte neticeyi milletimiz bu şekilde açıkladı.

Biz ne dedik? Tamam siz engelliyor musunuz? Oy kabinine göndermiyor musunuz? O zaman öyleyse hakem millettir, millete gideriz ve millet son sözü söyler dedik.

İki madde dışında biz evet deriz dediler. Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Anayasa Mahkemesi bu şekilde gidilebilir dedi. Hani siz Anayasa Mahkemesi’ne saygılıydınız? Hem oraya götürüyorsunuz, hem de karara saygı duymuyorsunuz.

Siz rahat durmadınız. Hep siyaset yaptınız. Siyasi mesajları, siyasi açıklamaları siz yaptınız. Makamlarınızı koltuklarınızı rütbelerinizi siyaset amacı olarak kullandınız. Haksızlık ettiğinizi görmek istemediniz ve onu görmek zorundasınız. Biz yetkimizi milletten alıp, hesabımızı millete veriyoruz. Millet adına karar alanların, milletin kararına saygı duymasından daha tabi bir şey olamaz.

Şimdi HSYK’da istifalar oldu. Hayırlısı olsun. Yani sizin elinizi tutan yok. Fakat geç de kaldınız. Bunun adı aslında dört dörtlük bir şovdur. Bu öyle bir çalıştırılmıyoruz falan bunların hepsi kuru bahane. Bugüne kadar çalıştırılıyordunuz da 14 ağustos’tan sonra mı bu iş bitti? Zaten 12 Eylül’den sonra zaten toplantı yeter sayısından uzaksınız.

Fakat siz değil miydiniz Erzurum’da meslektaşlarınızın kararlarına müdahale edenler, ani kararlar alan siz değil miydiniz? Orada rahat çalışıyordunuz. Şimdi ne oldu da bizi çalıştırmadılar diyorsunuz? 7 kişinin içinde Adalet Bakanı’mla müsteşarı mı sizi engelledi? İşinize geldiği zaman bu çalışmaları yaptınız.

Deyin ki bizim Yargıtay’da Danıştay’da işimiz var. Oraya adaylıklarımız var onun için ayrılıyoruz deyin. Sayın başkenvekilinin 53 günü kalmış, diğerinin 2-3 günü kalmış.

HSYK’da yapılan değişikliğin ne kadar isabetli olduğu ortaya konulmuştur. Yargı siyasallaşıyor diyerek milletin zihnini bulandıranların, milli iradeye karşı hazımsızlıkları daha iyi anlaşılmıştır. Dün yaşanan gelişmeler, hem HSYK’daki seçimlere, hem de Yargıtay ve Danıştay’daki hesaplarına yöneliktir. Kim ne yaparsa yapsın, millet 12 Eylül’de kararını vermiştir. Millet üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü demiştir.

Dolar Yorumları

Ekim 2010 doların tepeteaklak olduğu bir ay olacak sanırım çünkü dolar şu an (9 Ekim 2010) 1,4190 civarında ve bu düşüş devam edecektir. dolar doğru yeri bulmak için uğraşıyor. Doğru yer de muhtemeln 1,30 ile 1,38 arası oalcaktır. 1,20′lere bile inebilir ama oldukça zor 1,20′nin altına inmesi ise çok büyük sürpriz olur önümüzdeki senaryolara baktığımızda yükselmeye dair bir ışık görünmüyor. dolayısıyla dolar fiyatları kısa ve orta vadede bir miktar daha düşebilir.

Spk her hafta yayınladığı bültende bu hafta 2007 de metyo hisselerinde usulsuzluk  yapan  Murat Keleş ve Selçuk Demir hakkında savcılığa suç bildiriminde bulundu.

www.finansal.org

Dolar Yorumları

Dolar bu sıralar yatırımcısını oldukça üzdü çok önemli düşüşler yaşadı. sürekli düşmeye devam etti bu son, bu son derken düşüş hızlandı.

Peki Dolar Neden Düşüyor

Öncelikle bugün yani 6 Ekim 2010 dolar 1,421′den günü kapattı 7 ekim açılış fiyatı 1,421   1,530 lardan buraya gelen hatta 1.80 lerden yaklaşık 40 kuruş değer kaybedip bu seviyeye inen doların düşme nedeni olması gereken yeri bulmasından kaynaklanıyor bu şu demek: Bazı gazeteler yayın organları internet siteleri, köşe yazarları aman dolar alın, dolar yükselecek hatta 2,03 olacak (bunu bile söylediler) şeklindeki haberlerle yatırımcıyı yanlış yönlendirdiler ve dolar fiyatlarının temeli olmayan alımlarla şişmesini sağladılar tüm dünyada doların durumu belliyken bizde doların yükselmesini zaten aklı selimler biliyordu fakat yine de önemli bir yatırımcı kitlesi  1,70 den 1,65 den sermaye yaptı hatta dolara 1,8o’lerden girenler bile oldu. Dolar artık bu seviyelerde görmek isteyenler varsa maalesef çok beklentiye girmesinler çünkü artık doların 1,75 ve üzerini görmesi oldukça zor…

Dolar Ne Olacak?

Dolar Direnç Noktaları

Şu an herkesin merak ettiği soru dolar ne olur sorusu doların ne olacağı konusunda kimse kesin bir şey söyleyemez ama dolar önce 1,40 direncini deneyecek kırarsa 1,35 e kadar iner onu da kırarsa dolar 1,20 nin altına inecektir demektir. finansal.org olarak görüşümüz doların 1,35 lerde dinlenip uzun vadede 1,35-1,48 bandına oturacağıdır.

Bu yazılanlar yatırım tavsiyesi değildir.


Beşiktaş Haberleri

Beşiktaş  Futbol Yatırımları A.S. Denizbank Şekerbank ve Pozitifbank konsorsiyumundan tam 75 milyon dolarlık 6 yıl geri ödemeli kredi alıyor. Beşiktaş bu krediyle kısa vadeli borçlarını öteleyecek, işletme sermayesi olarak kullanacak bu krediye Denizbank 30 Şekerbank 30 ve Pozitifbank 15 milyon dolar koydular. Bankaların Türk futboluna yatırım yapması güzel bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

www.finansal.org

İş bankası Haberleri

İş bankası rusyada küçük bir banka alıyor. Yatırımlarını arttırak ilerleyen iş bankası Rusya’da Bank Sofia adındaki bankayı alıyor. konuyla ilgili

Kadife Şahin (milliyet) haberini okuyalım

İş Bankası’nın yurtdışında banka satın alma girişimlerinden biri, birkaç hafta içinde tamamlanacak. Bankacılık çevresinden alınan bilgiye göre bankanın uzun süredir Rusya’da devam eden girişiminde son aşamaya gelindi. İş Bankası Rusya’da Bank Sofia’yı satın alıyor. İş Bankası’nın Rusya’da yapacağı yatırım 50 milyon dolar civarında olacak.

İş Bankası bu banka satın alımıyla Rusya’da ileride yaygınlaşmayı hedefliyor. İş Bankası Grubu’nun lokomotif şirketlerinden Şişe Cam’ın Rusya ve yakın bölgesinde büyük yatırımları bulunuyor. Özsermayesini öncelikle Türkiye’deki faaliyetlerinde kullanmak ve dışarıdaki yatırımlarında stratejik kararlar dahilinde sermaye artırımıyla büyümeyi amaçlayan İş Bankası, bu girişimiyle Rusya’da pazar araştırması yapacak.

Rusya’daki bankacılığın gelişme potansiyeline göre ülkede tüm bankacılık alanlarında faaliyet göstermeyi planlayan İş Bankası, ülkede öncelikle ticari ve kurumsal bankacılık alanlarını araştıracak.

Hedef bölgesel banka olmak

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, daha önce gazetemize yaptığı açıklamada, Rusya’da banka satın alma girişimlerinin devam ettiğini, sürecin yıl sonunda tamamlanacağını ifade etmişti. Özince şöyle demişti:
“Rusya’da banka almamızla ilgili girişimimizde artık son noktalara geldik. İki tarafın ekipleri satış sözleşmelerinin detayları üzerinde çalışıyor. Bir cayma olmazsa ümit ediyorum bu yıl içinde Rusya’da bir banka sahibi olacağız. Bizim açımızdan konu son derece net, her türlü değerlendirme yapıldı. Artık parasını ödeyip alacağız. Olmasa da başkasını bulacağız. Çünkü alternatif çok. Bunun dışında fırsatçı arayışlarımızı devam ettireceğiz. Bu fırsatçı arayışları bu kadar sık gündeme getirmemizin nedeni bunu yapmaya iyice niyetli olmamızdan kaynaklanıyor.”

Rusya üzerinden büyüyecek

İş Bankası bu yatırımıyla Rusya Federasyonu’ndaki diğer ülkelerde büyümek istiyor. İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince’nin, bu hedef hakkındaki görüşü şöyle:

“Rusya Federasyonu’nda her ülkede ayrı bir banka alma niyetimiz yok. Rusya pazarı, diğer ülkelere göre çok daha büyük. Çok daha olgun bir pazar. Rusya’da almayı arzu ettiğimiz banka üzerinden de Rusya Federasyonu’nun tüm diğer ülkelerine yayılmayı amaçlıyoruz.”

Küçük şubeli bir banka

Bank Sofia, 1994 tarihinden beri Rusya Merkez Bankası’na kayıtlı gözüküyor. Moskova merkezli bankanın Moskova’da iki şubesi var. Diğer şubeleri ise St. Petersburg, Saratov ve Balakovo’da bulunuyor.

Dışarıdaki ikinci bankası olacak

İş Bankası’nın Almanya’daki bankası İşbank GmbH, Avrupa Birliği üyesi ülke bankaları statüsünde ticari, kurumsal ve bireysel alanda faaliyet gösteriyor. Tamamı bankaya ait olan İşbank GmbH’nin Almanya’da 12, Fransa, Hollanda ve İsviçre’de birer şubesi var.

Londra ve Bahreyn’de birer şubesi bulunan İş Bankası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 9 şube ile faaliyet gösteriyor. Çin’in Şanghay kentinde bir temsilciliği bulunuyor. İş Bankası İrlanda’da İş Dublin Financial Services Plc ile faaliyet gösteriyor. Banka yurtdışında ilk olarak 1932’de Hamburg – Almanya ve İskenderiye – Mısır şubeleriyle faaliyete başladı.
1932-1959 yılları arasında Mısır’da İskenderiye Şubesi’yle faaliyet gösteren İş Bankası, Haziran ayında 51 yıl aradan sonra Mısır’da Kahire’de temsilcilik açtı.

Bankanın Şanghay Temsilciliği 2006’da açıldı. Bankanın yurtdışı teşkilatı bireysel, ticari ve kurumsal bankacılık alanlarında hizmet veriyor.

İhtiyaç kredisi faizi % 0.77

İş Bankası, ihtiyaç kredisi kampanyasının 22 Ekim’e kadar geçerli olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, “Aylık yüzde 0.77’den başlayan faizle veya ayda 112 TL taksitle,

60 ay vadeli, 5 bin TL’lik kredi veriliyor. Kampanya dönemi içinde 25 bin TL’ye kadar 60 aya varan vadeyle, özel Masrafsız İhtiyaç Kredisi de alınabilir” denildi

Moody’s adlı kredi derecelendirme şirketi Türkiyenin Krediblite durumunu”Durağan”dan “Pozitif”e yükseltti. Bu durum Türkiyenin  ”BA2″ olan notunun yükselmesi anlamına geliyor.

www.finansal.org

Emeklilere Müjde…

Yeni yasada neler var…

Genç emekliler, yasal değişiklik sonrasında çalışanların sağlık haklarına sahip olacak. Hükümet, sosyal güvenlikte yeniden yapılandırma müjdesinden sonra, şimdi de emeklilik için yaş sınırını bekleyenleri gündemine aldı.

Prim gün sayısını doldurup, emeklilik yaşını bekleyenler sağlık hizmetinden şu anki uygulamada yararlanamıyor. Referans’ın haberine göre, bu konuda yeni bir açılım yapmayı planlayan Sosyal Güvenlik Kurumu, mevzuatta yapacağı değişiklikle söz konusu kişilere genel sağlık sigortası kapsamındaki tüm hizmetleri açacak. Konuyla ilgili olarak yasal değişiklik için çalışıldığı öğrenildi. Yapılacak değişiklik için çeşitli formüller üzerinde duruluyor. Değişiklik sonrasında, emeklilik yaşını bekleyenler, çalışanların sağlık haklarına sahip olacak. Yani bir çalışanın yararlandığı tüm sağlık hizmetinden yararlanabilecek.

Sosyal güvenlik reformundan sonra, emeklilik için gerekli prim gün sayısını doldurup emeklilik yaşını bekleyenler için sağlıkta yeni bir dönem başladı. 5510 sayılı sosyal güvenlik reformuna göre, herhangi bir sigortalı gün sayısını doldurup yaş için beklemeye başlarken, işinden ayrılırsa; sağlık hizmetlerinden 100 gün süreyle yararlanabilir. Bu sürenin sonunda ise, sağlık hizmetinden yararlanabilmek için genel sağlık sigortası primini her ay kendisinin ödemesi gerekiyor. Bir diğer yöntem ise, eş üzerinden sağlık yardımı alabilmek. Ancak genellikle bu yöntemler emekliliğini bekleyenler tarafından kullanılamıyor ve mağduriyet yaşanıyor.

SGK YENİ FORMÜL ARAYIŞINDA
Bu konuda gelen şikayet ve başvuruların artması üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu da harekete geçti. Emeklilik için yaşı bekleyenlerin sağlık hizmeti alabilmesi için neler yapılabileceğini değerlendiren kurum, yapacağı yasal değişiklikle söz konusu kişilerin de sağlık hizmeti almasını sağlayacak. Yetkililer henüz çalışmanın sonuçlanmadığını ancak emeklilik yaşını beklerken işten ayrılanları mağdur etmeyecek bir formül arayışında olduklarını belirtiyor. Buna göre, örneğin 47 yaşında emekli olma hakkını kazanan ancak prim gün ödeme sayısını doldurduktan sonra 42 yaşında işinden ayrılan bir kişi de 5 yıl süreyle diğer çalışanlar gibi sağlık hizmetinden yararlanabilecek. SGK kaynakları konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü ve kısa süre içinde gerekli açıklamanın yapılacağını belirtiyor. Yetkililer konunun çözümü birkaç alternatifli bir çalışma yaptıklarını da kaydediyor.

YAPILANDIRMA YASASINA EKLENEBİLİR
Çalışmalarda belli bir aşamaya geldiklerini dile getiren yetkililer, söz konusu düzenlemenin vergi ve SSK prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yasal düzenlemenin içine eklenebileceğini söylediler. Vergi ve SSK prim borçlarına yönelik çalışmanın cuma günü bakanlar arasında ele alındığını ancak birkaç görüşme daha yapılması gerekeceğini anlatan yetkililer, yasal düzenlemenin TBMM’ye gönderilmesinin ekim ayının ortasını ya da sonunu bulabileceğini söylediler. Yapılandırmada daha önce uygulanmamış bir yöntem üzerinde çalıştıklarını anlatan yetkililer, sağlıktan yararlanmayı getiren düzenlemenin gerekirse daha sonra da eklenebileceğini dile getirdiler.

12 Bakanla Suriye’ye giden Türk Heyeti olumlu görüşmelerine devam ediyor.

7 Petrol Sahasında Arama Yaplacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye-Suriye ortak petrol arama şirketinin kurulduğunu ve Suriye’de 7 petrol sahasında arama yapılacağını söyledi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Suriye Ulusal Petrol Şirketi’nin ortak petrol arama şirketi kurmasına ilişkin kararın 2 Ekim’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Yıldız, ”Suriye’de, Türkiye’ye ihalesiz 7 petrol sahası verildi” dedi.

Yıldız, ortak şirketin sermaye kurallarının belirlenmesi, iki taraftan yetkililerin yer alacağı yönetim kurulunun oluşturulması ve gerekli cihaz-ekipmana ilişkin çalışmaların tamamlanmasının ardından petrol arama çalışmalarına başlanacağını söyledi.

Arap doğalgazının Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıracak olan projeye ilişkin Türkiye tarafının 1200 kilometrelik kısmı tamamlamak üzere olduğunu belirten Yıldız, Suriye tarafında ise ihale ve inşaat çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

1 yıl içinde her iki tarafta da çalışmaların bitmesini beklediklerini ifade eden Yıldız, Suriye’nin Nabucco projesine tedarikçi ülke olarak katılması konusunda, ”(Suriye için) Nabucco’ya kaynak oluşturabilecek kapasite için henüz erken diyebiliriz. Suriye doğalgaz ve petrol kaynaklarını geliştirmeye devam ediyor. Orta ve uzun vadede bu sözkonusu olabilir.” dedi.

AA

Görüşmeler Devam ediyor yarın artık son gün yarın konuyla ilgili gelişmeleri sitemizden takip edebilirsiniz.

2011 Memur maaşları

Kamu İşveren Kurulu ile Kamu-Sen arasında yapılacak olan görüşmeden olumlu sonuç çıkarsa, memur maaşına yapılan ek ödemeler ve zamlar ile birlikte en düşük memur maaşı bin 300 TL’den 2011 Temmuz ayında bin 534 TL’ye yükselecek.
Uzlaştırma Kurulu’nun, 2011 yılı memur maaşlarının altı aylık dönemleri için 16+22 TL’lik aldığı zam teklifi kararı, yarın Kamu-Sen ve Kamu İşveren Kurulu arasında görüşülecek.
Kamu İşveren Kurulu’nun 2011 memur maaşları için yaptığı son teklife göre, yüzde 4+4 zam, 80 TL ek ödeme, 20+20 TL aile yardımı ve sendikalı olanlara 45 TL toplu sözleşme primi ödenmesi planlanmıştı. Memur-Sen ile Kamu İşveren Kurulu arasında imzalanan bu mutabakat metnini Uzlaştırma Kurulu’na taşıyan Kamu-Sen’in başvurusu sonrası, Uzlaştırma Kurulu 4 Eylül tarihinde memur maaşlarına 2011 yılı için 6 aylık dönemlerde 16+22 TL taban aylığı zammı yapılmasını teklif etmişti.
Enflasyon oranının yapılan zamları aşması durumunda ise gerçekleşen enflasyon oranı ile zam oranı arasındaki farklar, 1 Temmuz 2011 ve 1 Ocak 2012’den itibaren geçerli olacak şekilde ücretlere yansıtılacak.
Kamu İşveren Kurulu ile Türkiye Kamu-Sen yarın saat 15.30’da Başbakanlık Yeni Bina’da bir araya gelerek 2011 yılı memur maaşlarının netlik kazanması için görüşmelerde bulunacak.

borsa yorumları